14 Temmuz 2015 Salı

Bu bir Şanlıurfa işidir.

Urfalı mısın? 
-22 Eylül akşamı çıktık yola, her daim yanımda olan babamla Urfa Cesur otobüsü Aşti'de bizi bekliyordu. Ve Aşti'nin her tarafında yeni atanmış öğretmen adayları doğu arabalarının kalktığı yerdelerdi. İçimizde bir burukluk tabi ki vardı. Hiç böyle hayal etmemiştik. Karadeniz'e atanıp o güzel yaylalarında bal yeyip, çay içecektir. Ama olsun du. Ş.Urfa'da yalnız değildik. Kadim dostlarımızda oraya atanmıştı. Yola çıkmaya 15 dakika kala benim küçük Cansum belirdi. Tuçe abla diye uğurlamaya gelmişti. En güzel en anlamlı hediyeleriyle ne de mutlu etmişti beni.. Otobüsün kalkmasına 5 dakika kala önümüzdeki yeni atanan öğretmen otobüsün önüne geçip fotoğraf çektirdi. Urfa'ya çok cesur bir öğretmen geliyor diye.. Tuçe ise beklentilerini her daim düşük tutarak bismillah diyerek bindik otobüse...

-Güzel bir yolculuk geçirdik babişkomla tabiki de.. Osmaniye'de içtiğimiz çorba'nın acılığı hala boğazımızdaydı. Urfa'ya yaklaştığımız belli olmalıydı ki acılarıyla meşhur ilimiz kendini belli ediyordu. Ve o sıcak şehre indik. Otogarın camında "hoşgeldin öğretmenim" yazısı vardı. "Hoşbulduk Gençler"

-Direk ilçe otobüslerin kalktığı yere doğru ilerledik. Bozova'yı bulduk. (O zamanlar Yaylağın ayrı bir otobüsle gidileceğini bilmiyorduk tabi) Nedense her yer burda çok yakın olduğu için Bozovayı'da öyle sandık. Ama gittikçe gidiyorduk, yollar uzuyordu. Ve Milli Eğitim diye gecekondunun önünde indik. "Böyle Milli Eğitim mi olur yaaa??" gibi bir tepki gösterdim. Her yer Polatlı mı canım? Velhasıl Kelam uzun bir kuyruğa girdik. Herkes bişey söylüyor. Aaa bunun eksik mi gibi şeyler söylüyorlar. Tuçe, babişkosuyla bi sağlık ocağına bi emniyete gidiyordu. Sonunda bitmişti. Yine Yaylağa atanan bir hocamız İbrahim hocamız götüreyim dedi. Ki Tuçe o zamana kadar Yaylağı Bozova'nın bir köşesinde okul sanıyordu. Yine gittikçe gidiyor uzuyordu yollar..

-Bavullarıyla okula gelen tek hoca ben olmalıydım. Kapıda güzel bir kız karşıladı. Müdürün odasını sorduğumuzda ben sizi götüreyim hocam demişti. Ve sonunda o güzel insanlarla tanıştık. Ön yargılı gittiğimiz o okulda hiçte öyle olmadığını gördük aslında gerçekten de doğunun insanı "yardımsever" liğini gösterdi. Ve Baraj yolculuğu başladı. Barajda kalma fikri her daim beni sıkıntıya sokmuştu. Tek iyi yönü kalacak bir yerimiz vardı çok şükür.. Ve baraj yolculuğu da 1 ay gibi kısa sürdü..

1 yorum:

  1. Yorumu bende okudum, şikayet ettiğin bir durum göremedim. Meslek hayatında başarılar dilerim Tuçecim :) Seviliyorsun.

    YanıtlaSil