31 Mayıs 2012 Perşembe

Çorman

Merhaba sevgili okurlarım, şu yazımı gönül rahatlığıyla yazıyorum. İçime oturan öküz bugün kalktı. Sınavlarım bitti. 4.sınıf olmanın muhteşem duygusu kapladı içimi. Geçirdiğim en yoğun senelerden biriydi, 3.sınıfın gerçekten hakkını vererek geçtim. Ta ki geçmemişte olabilirim :) Şu an İstanbul'da olmamım rahatlığıyla 4.sınıf için hazırlık yapmamaktayım. Ankara'ya döndüğüm andan itibaren de çalışmalar tam gaz sürecek kanımca.

Buradan güzel bir tatili hakettiğime bağlayayım hemen konuyu. Kıvırmıyorum gerçekten hakettim :) Bu nedenle Bir hızla Edirne'ye geçeceğim.Ta ki yer ayırttırmadım. 2.Memleketimi özledim ben ya!!

DipNot: Bir insanla beraberken ona hediye almayın :) Valla la almayın yane! Ya da geri vericem demeyin. Peşine düşüyo. :D yapıyo bunu.

Ha birde kalbimin boş tarafı yeniden çalıştı. Çünkü Aşk ile tanıştı :D :D


26 Mayıs 2012 Cumartesi

Anılar Yaşanmışlıklar ve Sevdiklerim

Bugün yaşadığım olayı paylaşmadan edemeyeceğim.


Yine her zamanki ben, annemin evden çıkarken ki talimatlarına(Bulaşıkları makinesine bulaşıkları sırala,odanı topla,salonu elektrik süpürgesi yap vs.) uymak için ani bir kalkış yaptım. Annemler gitmeden temizliğe başlayayım fakat annemler gittikten sonra yine bilgisayar başına otururum diye bir plan yapmıştım ki. Ki ki ki birden kapı çaldı. Her zaman kapı ziline koşan ben, bu sefer koşmadım cuma'nın yorgunluğu var tabi.. Kapı'yı babam açtı. Dışarıdan bir ses: "Merhaba İsmet amca nasılsın? +Sağol iyiyim kızım - Tuçe yok mu? +Tuçe mi? Tuçee nerdesin?" ( Babam ya hala küçük kızı evde dolanıyor yerinde duramıyor tabi). Peki ya kapıda ki??
Lise yıllarımın en samimi arkadaşlarımdan Canımıniçi :) Telefonuma ilk öyle kaydetmiştim onu. Çünkü canımın taa dibiydi. Birde yanında kimi göreyim sözlüsünü :) Bir sarılmalar,şakalaşmalar felan asıl mevzu:"Tuçecim davetiye mi elden vermek istedim." o an ne fırtınalar kopuyordu içimde, hala evde kalmanın üzüntüsü mü? Yoksa büyümenin korkusu mu? Biraz karışık bir durum tabi. "Kızımm davetiye vermeseydin de olurdu yani" :)
Canım arkadaşım büyüyüp gelinlik kız olmuş ya içimde hem bir burukluk, hem de bir mutluluk.
Lise'de ki lafımı hatırlıyorum ya, "Sizleri evlendireceğim en son kendim evleneceğim". :D Demek ki doğruymuş öteki cancazım da temmuzda evleniyor çünkü :)
Bana düşen ise burda onlar için güzel bir düğün organizasyonu yapmak. Çalışmalar başladı inşallah istediğim gibi olur her şey. Ah küçük canımıniçi :) Ne de çabuk büyüdün sen öyle!


Lise'den kalma bir diyalog geliyor aklıma canımiçiyle olan bir hatıra:(Biyoloji Dersi)
Ders bir an da kurbanlıklara girer, neresi iyidir hangi organları sevilire dayanır...
Ben+ Ya sakatat ne demek?
-La anlamadım mı işte Sakat At.
Derstte nasıl kahkaha krizine girmiştim, tabi birde tüm bunlar olurken birilerinin omuzlarının arkasına saklanmaya çalışmak da cabası.. Anılar her yerdeler, anılar yaşanmışlıklar ve sevdiklerim!!!


İyi ki varsınız :)

22 Mayıs 2012 Salı

Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın Hikayesi

Bir Kızıl Goncaya Benzer Dudağın, hepimizin sevdiği bir şarkıdır değil mi? Peki ya bu şarkının gerçekte kime ithafen yazıldığını biliyor muydunuz? Bende tam şu an öğrendim işte ve sizlerle paylaşmak istedim.

İsterseniz Şarkıyı dinlerken birde şarkının hikayesini okuyun!

Bu şarkının hikayesi nedir?
Bu şarkı Resulullah Efendimize ithaftır. Şarkının sözlerini yazan Melek Hiç Hanım, şiirlerinde O’na olan aşkını, sevdasını, ona olan minnet ve şükranını dile getiren sözler yazardı. O başkasına değil Ya Yüce Mevla’ya, ya Cenab-ı Pir’e, ya da Resulullah Efendimize yazardı. Ama siz bir kıza ya da herhangi bir delikanlıya yazdığını zannedersiniz” dediler.
Yani bu şarkı Peygamber Efendimiz için mi yazılmış?
Evet O’na ithafen yazılmış. Ben de, Elhamdülillah abdestsiz beste yapmadım” dedim. O benim 5 dakikada yaptığım bir şarkıdır. Böyle bir şey olacağını ummamıştım. Bunda bir esrar var ama nedir? diye düşümdüm. Sonra bir gün televizyonda, “Amir Hocamızın o şarkıdan başka şarkı yapmasına gerek yok. Bu şarkı bin tane şarkıya bedel. Çünkü bunun Resulullah Efendimize ithaf bir şiir, güfte olduğunu biliyoruz” dediler.
     (alıntıdır)

18 Mayıs 2012 Cuma

Tuçe'ye Bakış


Tuçe mesela, uçar mesela, yerlere göklere sığamaz.Yine de Tuçe'den kaçamazsınız...



Bugün benim doğum günüm kelimeler büyüyor ağzımda 

bildiğim tüm hayatlar harikaaaa...




Bandıra bandıra bandıra bandıra ye bandıra bandıra ye beni hiç doyamazsın tadıma...



Gideceğim tek yer havaalanı bana lazım yeni yaşam alanı gözünün önünden uçup giderek nasıl söndürdüm bütün havanı.. 



Oooooo ooo Filenin sultanları, sallıyor salonları oOoOoOoo OoOoO Filenin Sultanları Sallıyor Salonlarııı



Kar yağıyor bugün Ankara'da Kar yağıyor(idi,acak,ecek) o gün Gazi'deee:)

13 Mayıs 2012 Pazar

Yazmaz yazmaz dedi...


              

Yazmaz yazmaz dedi yazdım. Bakın şimdi ne oldu? Ne mi oldu? Olanlar oldu.

                  İstediğim işi yapmama az kaldı. Yarın da güzel geçerse Sosyal Medya Uzmanı olarak gelir miyim karşınıza? Neden olmasın.. Yarın istediğim gibi geçerse bu konu üzerine yazacağım şimdilik bu kadar yeter.
                 Bu 3.BÖTE Kurultayım oldu.Sanırım en güzel vakit geçirdiğim kurultay da bu oldu. Projeler adına çok fazla proje göremedim stantlarda çok fazla gezme imkanım olmadı çünkü. Genel itibariyle güzeldiii.. :) Akşamları daha da bir güzeldi. Hayatımda ilk defa 222 gibi bir yere gittim şimdi düşünüyorum da iyi ki gitmişim! Arkadaşlarımı gördüm seneden seneye gördüğüm, vakit geçirmek gerçekten güzel onlarla. :) Yeni bötecanlarla tanışmakta paha biçilemez tabi :)
                Kurultaya gitmeden önce LÖSEV için ODTÜ'de yürüyüş yaptık. Ardından gelenekselleşen Halat Çekme yarışması oldu. Bizde ki nasıl bir hırstır bilmiyorum ama abi GAZİ deyince akan sular duruyor bizim için.Ya da benim için :) Çevrem bilir Gazi'ye aşık olduğumu.. Kurultayda da Hobaa Kulağımıza bir anons "Arkadaşlar Halat Çekme yarışması yapılacaktır........." Halatı duyduk mu :) O dağın eteğinden koşarak indik.. Gerisini anlatmama gerek yok sanırım Gazi ayakları kaydırıyor:) :)
                 Şimdi ise projelerimin bir çoğunu bitirmiş olmanın huzuruyla yurdumun bu şirin yatağında derin bir uykuya dalacağım.. Yarın beni bekler, iyi geceler...

Bu arada En Büyük KARTAL!!!


26 Nisan 2012 Perşembe

Varan 1

İlk Proje FİNİSH!!!

Bir gece de biten bir proje ve bugün akşam yine bir gece de bitecek olan bir öğrenme nesnesi daha bizi bekliyor. Ondan sonra işte ondan sonra büyük iş kalıyor geriye!!! :D SCORM:)


21 Nisan 2012 Cumartesi

Aşk Güzel şey Ellam

Şimdi söyle sence biz aşık mıyız?

Onu gördüğün an kalbin çok hızlı atmaya başlıyor mu? Sebepsiz yere gülüyor, sebepsiz yere mutlu mu oluyorsun? Yatıyorsun kalkıyorsun aklına hep o mu geliyor? Dinlediğin bütün şarkılar anlamlı mı geliyor? Onunla konuşmaktan çok mu zevk alıyorsun? Sanki şarkılar size yazılmış gibi mi hissediyorsun? Yemeden içmeden de kesildiniz mi? Tamam siz aşıksınız. :) Biz aşığız:)

Kırılan kalpler kolay kolay aşık olmazmış! Küllen yalan :) Sever sanki daha çok sever..  Sevmek hele ki sevilmek güzel bir duygu, önce misafir gibi gelir sana mutluluk verir, gönlünü ferahlatır, sevdirir ve kalbinin baş köşesine yerleşir. Sen gibi biri daha var orada sen gibi konuşan, senin hoşlandığın şeylerden hoşlanan, senin gibi bilgisayar bağımlısı olan ve tabi ki Leyla İle Mecnun'a bayılan biri :)

Sanki bu duyguyu ilk kez yaşıyor gibi olursun. Lunaparka giden çocuk gibi kendini mutlu hissedersin.(Sözümüzü de unutmayalım Lunaparka gidilip Crazy Dance eğlencesi gerçekleştirilecek :D) Mutluluktan ölücek gibi olursun, için içine sığmaz..   Sabahlara kadar mesajlaşırsın liseli ergenler gibi :)


 
Paylaş